Yeşilçam’ın kural dışı yıldızı: Sadri Alışık

Asıl adı Mehmet Sadrettin Alışık olan usta oyuncu, Saffet Hanım ve kaptan Rafet Bey’in ilk çocuğu olarak 5 Mart 1925’te İstanbul’da dünyaya geldi. Ailesinin Sadri diye hitap ettiği sanatçı, çocukluğundan itibaren duymaya alıştığı isimle sanat dünyasında kendini tanıttı.

Paşabahçe 39. İlkokulu’nda okurken bir sünnet töreninde izlediği Naşit Özcan Tiyatrosu’nun gösterisi sayesinde tiyatro sanatıyla tanışan Alışık, verdiği bir söyleşide;

 ifadelerini kullanmıştı.

Tek kişilik gösteriler yaptı

Sonraki yıllarda Ziya Ünsel İlköğretim Okulu adını alan Beykoz Ortaokulu’nda okuyan usta oyuncu, İstanbul Erkek Lisesi’nde eğitimine devam etti.

Sanatçı, lise yıllarında Cağaloğlu Halk Evi’nde tiyatro eğitimine başladı, oyunculuk çalışmalarını bugünkü ismiyle Sadri Alışık Tiyatrosu olan Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’de sürdürdü.

Çok sayıda yağlı boya ve kara kalem çalışması yaptı

Rolleri büyüdükçe dikkatleri üzerine çeken Alışık, 17 yaşında rol aldığı, “Zehirli Kucak” oyunundaki rahip rolünü başarıyla canlandırdığı için ilk kez basında yer aldı.

Usta sanatçı, bir süre Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde eğitim gördü. Çeşitli dergilerde grafikerlik de yapan sanatçı, hayatı boyunca pek çok yağlı boya ve kara kalem çalışmasına imza attı.

Katıldığı bir televizyon programında Alışık, akademide aldığı resim eğitiminden sinemada canlandırdığı karakterlerin nasıl görüneceğini tasarlama ve çizme konusunda yararlandığını anlatmıştı. Sadri Alışık, 1940’ta Eminönü Halkevi’nde amatör tiyatro çalışmalarına katıldı.

Evlendi…

Profesyonel olarak ise ilk kez 1943’te, Raşit Rıza Topluluğu’nda sahneye çıkan sanatçı, ardından Karaca, Site, Oraloğlu, Çevre, Oda ve Kent tiyatrolarında çalışmalarını sürdürdü.

Başarılı oyuncu, kısa bir süre gazinolarda da sahne aldı. Halkevindeki bir oyunda Alışık’ı izleyen ve beğenen yönetmen Faruk Kenç, 1944’te “Günahsızlar” filminde başrol teklif edince, sanatçı sinema kariyerine başladı. Alışık, filmde kimsesiz zavallı bir kıza yardım eden ve ona aşık olan balıkçıyı canlandırdı.

Vatani görevini 1946-1949’da tamamlayan usta oyuncu, 1951’de ilk evliliğini yaptığı tiyatro sanatçısı Neriman Esen’den 1957’de ayrıldı.

Alışık, 1951’de bir film setinde tanıştığı ve çok sayıda filmde rol aldığı Ayhan Işık ile 1979’da sanatçının vefatına kadar yakın dostluk kurdu.

“Turist Ömer”, “Ofsayt Osman” ve “Ali Baba” gibi karakterlerle unutulmazlar arasına giren sanatçı, 1959’da “Yalnızlar Rıhtımı” filminde canlandırdığı “Rıdvan Kaptan” rolüyle dikkati çekti. Alışık, hikayesi Attila İlhan’a ait filmde, başrolü paylaştığı sinema ve tiyatro oyuncusu Çolpan İlhan’la tanıştı.

Çolpan İlhan ile 20 Ağustos 1959’da evlenen Alışık’ın, kendisi gibi oyuncu olan oğlu Kerem Alışık 1960’ta dünyaya geldi.

Dram rolleriyle başladığı kariyeri, komedi oyunculuğuyla zirve yaptı

Usta oyuncu, dram rolleriyle başladığı oyunculuk kariyerini, canlandırdığı komedi karakterleriyle zirveye taşıdı.

Kariyeri boyunca 200’ü aşkın yapımda rol alan sanatçının Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile 1961-1962 arasında rol aldığı “Küçük Hanımefendi” serisiyle Türk sinemasının ilk güldürü karakteri olarak gösterilen “Turist Ömer” filmleri ve “Ayşecik” serisi izleyicinin gönlünde yer edindi.

Unutulmaz repliklere imza attı

“Şaka ile Karışık”, “Fıstık Gibi Maşallah”, “Helal Olsun Ali Abi” ve “Ah Güzel İstanbul” adlı önemli filmlerde rol alan oyuncu, “Yalvarmaktansa kaybetmeyi tercih ederim. Prensip meselesi…”, Hayat demek, ölümü beklemek demektir. Az çok hepimiz denizi, yıldızları, ağaçları, işte falanları, filanları göreceğiz. Birçok şeyin tadına bakacağız sonra da ister istemez, ‘Gidiyorum Elveda’ şarkısını söyleyeceğiz. Öyle ise gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun.”, “Şu hayatın falanları filanları malum…” ve “Ama kabahat bende değil, şarkıdaki o kızda.” gibi unutulmaz birçok repliğe de imza attı.

İstanbul’a olan sevdasını kaleme aldı

Kendine özgü üslubu ve selamıyla halen Türk izleyicisinin seyretmekten keyif aldığı isimlerden olan sanatçı, “Bir Ömürlük İstanbul” adlı şiir kitabıyla da İstanbul’a sevdasını kaleme aldı.

Sadri Alışık öldü

Alışık, karaciğer yetmezliği nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın desteğiyle 1990’da ABD’ye giderek, Prof. Dr. Münci Kalayoğlu tarafından organ nakli oldu. Karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı için tedavi gören Alışık, 18 Mart 1995’te İstanbul’da yaşama veda etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir