Herkesin Aklında Aynı Soru: Deprem Önceden Anlaşılabilir mi?

6 Şubat Pazartesi günü, ülkemizde meydana gelen ve 10 ilimizi etkileyen büyük deprem felaketinden sonra, deprem bölgesinde yer alan yerleşim yerlerindeki vatandaşlar da kaygılanmaya başladı. Bu konuyla ilgili en çok merak edilen sorulardan biri de depremin önceden anlaşılıp anlaşılmadığı. Biz de sizler için bu konuyu araştırdık, gelin detaylara birlikte bakalım ?

Bilimsel araştırmalara göre depremi önceden tahmin etmek mümkün değil.

Bu konuyla ilgili araştırma yapan hem yerli hem de yabancı bilim insanlarının görüşlerine göre depremi önceden tahmin etmek bilimsel olarak mümkün değil.

Depremlerin önceden anlaşılabilmesi için yeterli gözlem yoktur.

Depremle ilgili araştırma yapmak için gerekli olan yeraltı su seviyesi değişimi, radon gazı, manyetik, elektrik, tilt, krip, deformasyon, p dalgası hızı değişimi, kimyasal değişimler, iklim değişiklikleri, canlılardaki anormal davranışlar gibi veriler henüz tam değildir. Buna göre tek bir deprem habercisi kullanılarak deprem tahmini yapmak çok güçtür.

Hangi bölgelerde deprem beklendiği tespit edilebilir.

Depremin önceden anlaşılması mümkün olmasa da, bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre, hangi deprem bölgesinde hangi aralıklarda ve tahmini kaç şiddetinde deprem olabileceği belirlenebiliyor.

Belirli bir büyüklükteki depremin ne zaman olacağını anlamak mümkün değildir.

Meydana gelen büyük depremlerden sonra, araştırmacılar tarafından, oluşabilecek bir sonraki depremle ilgili soruları yanıtlamak daha kolay olacaktır.

Bilim insanları depremin önceden anlaşılabilmesi için çalışmalar yapmaya devam ediyor.

Meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından dünyada depremlerin önceden kestirilmesi ile ilgili adımların ne olacağının yeniden düşünülmesi konusunda bilim dünyasında hararetli tartışmalar başlamıştır.

Depremin zamanı tahmin edilemese de erken uyarı sistemleri hayat kurtarıyor.

Küçük ölçekli binalarda deprem anında doğalgaz bağlantılarını devre dışı bırakmak için geliştirilen bu deprem sensörleri sayesinde, deprem sonrasında meydana gelebilecek bir başka facia da önlenmiş oluyor. Bu sensörler kullanılan teknolojiye göre sarsıntı anını 3 saniye öncesinden tahmin ederek gerekli bağlantıların anında devre dışı kalmasını sağlıyor.

Erken uyarı sistemleri ile gerekli stratejik yerlerin bilgi alması sağlanabiliyor.

Erken uyarı için kullanılan sismometre ve ivmeölçerlerin tespit ettiği veriler sayesinde deprem dalgalarının gelişi anlaşılabilir ve gaz vanaları, elektrik şalterleri gibi deprem anında ikincil risk yaratabilecek sistemleri kapatmak için bir şans olabilir.

Tüm bu sistemlere rağmen depremlerin şiddeti ve zamanı önceden anlaşılamasa da kendimizi güvende hissedebilmek önemli.

Şu an için bilim, depremlerin önceden bilinmesini sağlayamıyor olabilir fakat biz kendimiz korumak için üzerimize düşeni yapmalıyız. Oturduğumuz apartmanları güçlendirmeli, deprem sigortamızı yaptırmalı ve afet anları için acil durum planları yapmalıyız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir